Dodurga Escort Bayan Hintli Neslişah

. Dışarıda, gardırobun önündeki holde durmuş beni bekliyordun: Yaklaştığımda bakışların aydınlandı. Ama sen bunu bilmiyorsun. Senden geriye yalnızca üzerinde adının yazılı olduğu tablet kalmıştır, çünkü yatakta yatan, sadece meraklı ellerin yokladığı, titreyen bir et parçasıdır, bakışların ve incelemelerin nesnesidir –ah, evet, sevecenlikle bekleyen kocalarına onun evinde çocuklar armağan eden kadınlar, yalnız başına, savunmasız haldeyken, adeta denemelerin yapıldığı bir masada bir çocuk doğurmanın ne demek olduğunu bilmezler! Ve bugün bile bir kitapta cehennem sözcüğünü okuduğumda, hâlâ ansızın o içinde acılar çektiğim, tıka basa dolu, buharı tüten, inlemelerden, kahkahalardan ve kanlı çığlıklardan geçilmeyen salonu, o utanç mezbahasını hatırlarım. Sadece 1920’lerin Viyana’sında sessiz sedasız ve tek taraflı yaşanan bir aşkın hüznü vardır. Daha önce hiçbir erkekte sevecenlik içerisinde kendini ana böylesine bir bırakışı, benliğin en derin noktasındaki böyle bir patlamayı ve parıltıyı yaşamamıştım –elbette bu hal, daha sonra sonsuz, neredeyse insanlığa aykırı denilebilecek bir unutuş içerisinde sönüp gidiyordu. Birlikte konsere gittik, orada neşeli bir grupla karşılaştık, Ringstrae’deki bir restoranda akşam yemeğini yedik ve daha sonra ben, kahkahaların ve konuşmaların arasında, dans edilebilen bir lokale, Tabarin’e de gitmemizi önerdim. Sana teşekkür ederim. R. Ona hemen cevap veremedim. Ve ansızın, geriye dönmeden, seni arkamda hissettim, o sevdalısı olduğum sesinin bana ilk defa hitap edeceğini duyacağımı biliyordum. Ve ayrıca, seni tanıyorum; belki kendi kendini tanımadığın kadar iyi tanıyorum, biliyorum, aşkta kaygısızlığı, kolaylığı, oyunsu yanı seven sana, ansızın baba olmak, ansızın bir kaderin sorumluluğunu taşımak nahoş gelirdi. Sesini yeniden duydum, sevecen yakınlığını yeniden hissettim ve tıpkı bir zamanlarki kadar uyuşmuş gibiydim, çocukça bir mutluluk içerisindeydim. Zaten aradan çok zaman geçti, on beş-on altı yıl, hayır, artık bilmediğinden eminim sevgilim, fakat ben, ah evet, ben her ayrıntıyı tutkuyla hatırlıyorum, senden söz edildiğini ilk defa duyduğum, seni ilk defa gördüğüm günü, hayır, hatta saati bile bugünmüş gibi hatırlıyorum, ve nasıl hatırlamayayım ki, benim için dünya (hayat) ilk o zaman başlamıştı. Hoşuna gidebilmek ve sana layık görünebilmek için giysilerimi temiz tutuyor ve söküklerini dikiyordum, ve eski okul önlüğümle –annemin eski bir ev elbisesinden bozmaydı– sol tarafındaki eski ve dört köşe lekeden dolayı kendimi korkunç hissediyordum. O tek bir saniyede, anlıyor musun? O tek bir saniyede çocukluğumdan beri beni görmemiş olan yaşlı adam, beni tanımıştı. Bütün kitaplarını satın aldım; adının gazetede çıktığı günler benim için hep birer bayram günüydü. Dodurga Escort Bayan Hintli Neslişah . Adam ayyaşın biriydi ve karısını döverdi; geceleri çoğu zaman devrilen sandalyelerin ve kırılan tabakların gürültüsüyle uyanırdık, bir defa kadın yüzü gözü kan içinde, saçları darmadağınık merdivene koşmuştu, sarhoş kocası da arkasından bağırıp duruyordu, sonunda kapılarından fırlayanlar adamı polis çağırmakla korkuttular. Sen, ancak yardıma çağrıldığında, senden istendiğinde yardım ediyorsun, hoşlandığın, zevk aldığın için değil fakat utancından, zayıflığından ötürü yardım ediyorsun.

Dodurga Escort Bayan Neslişah Sihirli Bir Ait

Senin bu tedirgin, ürkek, teşekkürden kaçan yardım ediş tarzını hiçbir zaman unutmadım. Duyguların, insana ait her konuda onca sihirli bir biçimde kendinden emin olan duyguların yanındaki bu kızda hemen bir olağandışılığın, bir sırrın kokusunu almıştı. . Ah, ne delilikler yaptım bir bilsen! Elinin değdiği kapı tokmağını öptüm, dairene girmezden önce fırlatıp attığın bir puro izmaritini çaldım ve onu, dudakların değmiş olduğu için, artık kutsal bir nesne saydım. Dodurga Escort Bayan Neslişah Sihirli Bir Ait Pencerelerin aydınlıktı, yüreğim deli gibi çarpıyordu. Senden kaynaklanan tedirginliğimden, kötü kaderimden kurtulmuş gibiydim, bu öteki farklı Sen sayesinde, hakikatte bana ait olan Sen sayesinde –artık ender, hem de çok ender olarak duygularıma kapılıp evine yaklaşıyordum: sadece tek bir şeyi yapmaya hep devam ettim, yaş günlerinde sana hep bir demet beyaz gül yolladım, hani o zamanlar, o ilk aşk gecemizden sonra bana hediye ettiklerinin tıpatıp aynısı olanlardan. Özel bir şey düşünmüyordum onlar için, hatta bir sabah, ben okula gitmek üzereyken, yüzünü peçeyle tamamen kapatmış bir hanımın senin evinden çıktığını gördüğümde de bir şey gelmedi aklıma –zira henüz on üç yaşındaydım ve seni gözetlerkenki o tutkulu merakım, aslında çocuk kimliğinde yaşanan bir aşk olduğunun henüz farkında değildi. Veda ederken bana yine birkaç gül verdin –veda yerine. Ve sana yönelik bu merakım, bir öğleden sonra eve geldiğimde ve mobilya dolu arabanın binanın önünde durduğunu gördüğümde doruğa varmıştı. ” Sen de bana gülümseyerek baktın: “Gerçekten üzülüyor musun buna?” İşte o zaman sanki aniden vahşileştim. Ama o zamanlar on üç yaşında bir çocuk olarak bunun farkında değildim: Sanki bir ateşin içine düşmüştüm, bu sevecenliğin yalnızca ve yalnızca bana yönelik olduğunu sanıyordum ve o bir an içerisinde yeniyetmeliğimde saklı olan kadın artık uyanmıştı; o kadın, sonuna kadar sana vurgun kaldı.