İskilip Escort Bayan Deneysel İlköz

İşte o göz deliği –hayır, gülme sevgilim, çünkü ben bugün bile, evet, bugün bile orada geçirdiğim saatlerden utanç duyuyorum!– benim dünyaya açılan gözümdü, o aylarda ve yıllarda orada, o buz gibi holde, annemi kuşkulandırmaktan çekinerek, elimde bir kitap bütün öğlenden sonraları boyunca pusuya yatıyordum, bir tel gibi gergindim ve varlığının ona her dokunuşuyla tınlıyordum. Adını söylemem olanaksızdı: Daha o anda, o tek anda adın benim için kutsal bir şey, bana ait bir sır oluvermişti. Bu yüzden Innsbruck’lu bir tüccar ve annemin koca tarafından uzak bir akrabası olan yaşlıca bir beyin gittikçe daha sık geldiğini ve daha uzun zaman kaldığını da fark etmedim, dahası bu benim işime de yarıyordu, çünkü adam bazen annemi tiyatroya götürüyordu, ben de yalnız kalabiliyordum, seni düşünebiliyordum, senin için pusuya yatabiliyordum ve bu en büyük mutluluğumdu, tek mutluluğumdu. “Memnuniyetle,” dedim kendimi bütünüyle içimdeki duygunun doğallığına bırakarak ve hemen o anda çabuk kabullenişimden tedirginlikle veya sevinçle, ama bir biçimde etkilendiğinin, ama her ne olursa olsun kesinlikle şaşırdığının farkına vardım. Ama şunu yalnızca hissetmeye çalış: oradaki her nesne sanki tutkumla doluydu, çocukluğumun, özlemimin simgesiydi: apartmanın önünde seni binlerce defa beklediğim kapısı, hep senin ayak seslerine kulak verdiğim ve seni ilk defa gördüğüm merdivenler, bütün ruhumla baktığım göz deliği, daire kapının önünde duran ve bir zamanlar üstüne diz çökmüş olduğum paspas, anahtarın kilidin içerisinde dönmesinden çıkan ve beni hep yattığım pusudan sıçratmış olan ses. Çünkü senden başka birini düşünerek âşık olmak, hatta yalnızca aşkla bir oyun oynamak, bana son derece açıklanamaz, son derece düşünülemez bir biçimde yabancıydı, dahası şeytana uyup bunları düşünmek bile benim için bir cinayetten farksız olurdu. Sana daha önce de söylediğim gibi, ne istediğimi doğru dürüst bilmiyordum: Belki ayaklarına kapanmak ve beni hizmetçi olarak, köle olarak alıkoyman için yalvarmak istiyordum ve korkarım on beş yaşındaki bir kızın bu aşırılığı karşısında güleceksin ama sevgilim, eğer o zaman dışarıda, buz gibi koridorda korkudan kaskatı kesilmiş olarak nasıl durduğumu ve buna rağmen akıl almaz bir güç tarafından nasıl ileriye doğru itildiğimi ve titreyen kolumu, havaya kalkabilsin diye, bir anlamda bedenimden koparırcasına nasıl ayırdığımı ve –bu, korkunç saniyelerin sonsuzluğu boyunca süren bir savaştı– parmağımı kapının tokmağının üstündeki düğmeye nasıl bastırdığımı bilseydin eğer, inan ki gülmezdin. Gerçi arkası hiç kesilmeyen kadın ziyaretçilerini çocukluk günlerimden biliyordum, oysa şimdi bundan bedensel bir acı duymaya başlamıştım, bir başka kadınla olan bu apaçık ve tensel yakınlık bende bir gerginlik yaratıyordu, bu gerginlik sözünü ettiğim yakınlığa yönelik olarak düşmanca ve aynı zamanda o yakınlığı paylaşma talebini içeren bir duyguydu. Çünkü sen de ayağa kalktın, şaşkın ve çok sevgi dolu olarak bana baktın. Çocuğum dün gece öldü –ve şimdi, gerçekten yaşamaya devam etmek zorunda kalırsam eğer, yine yalnız olacağım. Çevremdeki insanlar ürkek olduğumu düşünüyorlar, beni çekingen diye nitelendiriyorlardı (sırrımı büyük bir dirençle iç dünyamda saklıyordum). . Daha önce bir başka akşam buluşmayı kararlaştırmıştık. Hamileliğim akrabaların dikkatini çekmesin ve böylece onlar da eve, aileme haber vermesinler diye, son aylarda işe gidememiştim. Adam, duyguya ait hatıraların varlığını hissediyor, ama onları yine de hatırlayamıyordu. . Kimi zaman saatler boyu bekledim ve sen sonunda tanıdıklarının eşliğinde evinden çıkıp gittin, iki defa seni kadınlarla birlikte de gördüm; artık bir yetişkin olduğumu, sana olan duygumun farklılığını, seni kendinden çok emin bir ifadeyle koluna girmiş yabancı bir kadınla yürüyüp gittiğini gördüğümde ansızın geliveren ve ruhumu parçalayan yürek çarpıntısından da anlayabiliyordum. Geçen on-on bir yıl boyunca kendine onları kimin gönderdiğini sorduğun oldu mu hiç? Bir zamanlar bu güllerden armağan etmiş olduğun kişiyi hiç hatırladın mı? Bunu bilmiyorum ve cevabını da hiç bilmeyeceğim İskilip Escort Bayan Deneysel İlköz . Kadın, kısa beraberliklerinde ona yıllardır âşık olduğunu hiçbir zaman söylemez. Benim hatırım için yap bunu, her yaş gününde –çünkü yaş günü, insanın kendi üzerinde düşündüğü bir gündür– güller al ve onları vazoya koy.

İskilip Escort Bayan İlköz Beni Beni Sanıyorum

Beni teselli eder, para verirdin, hem de fazlasıyla, ama bunu hep seni rahatsız edeni kendinden uzaklaştırmanın gizli sabırsızlığıyla yapardın; hatta öyle sanıyorum ki, beni çocuğu aldırmam için razı da ederdin. O uzun, yumuşak, bulutlu akşam boyunca pencerelerinin önünde durdum, ta ki ışıklar sönene kadar. R. Bu olmadığı takdirde kadın, büyük tutkusunu hep bir “bilinmeyen” olarak, yani tek başına yaşamaya razıdır. İskilip Escort Bayan İlköz Beni Beni Sanıyorum Fakat sen gelmedin. Benim eksikliğimi duymayacaksın –bu beni teselli ediyor. Biliyorum, biliyorum, çocuğum dün öldü –şimdi artık benim için yalnız sen varsın dünyada, yalnızca sen, benimle ilgili hiçbir şey bilmeyen sen, bu arada hiçbir şeyden haberi olmayanı oynayan veya her şeyi ve herkesi alaya alan sen.